Blog · · ~8 dk okuma

Çıkararak Derinleşmek: Maarif Modeli Matematik Müfredatında Ne Değişti?

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile lise, ortaokul ve ilkokul matematik programları yeniden kurgulandı. Beş alan becerisi, sadeleştirilen içerik ve "değişimin matematiği" yaklaşımı — bir öğretmen gözüyle, sayılarla.

2024-2025 eğitim öğretim yılıyla birlikte Türkiye'nin matematik müfredatı, yıllardır alıştığımızdan farklı bir mantıkla yeniden yazıldı. Yeni program — Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli — okul öncesinden 12. sınıfa kadar tüm kademeleri kapsıyor ve matematik açısından belki de en köklü değişiklikleri barındırıyor.

Tartışmaların büyük kısmı tek bir kavramın etrafında döndü: integral. Ancak integralin programdan çıkarılması, çok daha geniş bir tasarım kararının yalnızca en görünür ucu. Asıl hikâye, programın içerik temelli bir yapıdan beceri temelli bir yapıya geçmesi.

Modelin matematik açısından iki temel taahhüdü

Yeni programın matematik ayağını anlamak için iki yapısal tercihi bilmek yeterli:

  1. Sadeleştirme. Programın genel yoğunluğu yaklaşık %35 azaltıldı. Amaç açık: daha az konuyu daha anlamlı biçimde öğretmek — kapsamı genişletmek yerine derinleştirmek.
  2. Beceri odaklılık. Eski programlar kazanımları madde madde sıralıyordu. Yeni programda her konu, geliştirdiği beceriyle ve bu becerinin nasıl geliştiğiyle birlikte tanımlanıyor.

Bu ikisi birleştiğinde, "kapsama" yerine "anlama"yı önceleyen bir tasarım çıkıyor ortaya.

Programın omurgası: beş matematik alan becerisi

Yeni matematik programının gerçekten yeni olan yanı, ilkokuldan liseye kadar kesintisiz uzanan beş matematik alan becerisi. Bunlar:

Programı hazırlayan akademisyenlere göre bu alan becerileri ve "süreç bileşenleri" ilk kez bu düzeyde ayrıntılı ele alındı. Eskiden becerilere ilişkin beklentiler programın giriş metnine sıkıştırılıyordu; yeni programda her matematik konusu öğretilirken hangi becerinin nasıl gelişeceği tek tek planlandı. Hedef de net biçimde ifade edilmiş: matematiğin "korkulan değil sevilen, ezberlenen değil keşfedilen bir ders" olması.

Bununla bağlantılı bir başka ilke, matematiğin algoritma ve bilişim ile bilinçli olarak ilişkilendirilmesi — ayrı bir kodlama ünitesi olarak değil, kademelere yayılmış bir düşünme biçimi olarak.

Sayılar ne söylüyor: kapsam değil derinlik

"%35 sadeleştirme" sloganının somut karşılığı en net biçimde ilkokulda görülüyor. 2018 ve 2024 ilkokul (1-4. sınıf) programlarını karşılaştıran bir çalışma, eski programdaki 229 kazanımın yeni programda 111 öğrenme çıktısına indiğini ortaya koyuyor — yarısından az. Aynı analiz, beceri temelli ve tematik bir yapıya geçildiğini, kavramların günlük yaşam problemlerinden yola çıkılarak işlendiğini ve kodlama etkinliklerinin ilkokul sınıfına girdiğini gösteriyor.

Ortaokul düzeyinde ise programın kazanımları SOLO taksonomisine (öğrencilerden beklenen bilişsel karmaşıklığı sınıflandıran bir çerçeve) göre incelendiğinde, bilişsel düzey dağılımının normal dağılıma benzediği, yani belirli bir seviyede yığılma olmadan dengeli bir yapı sergilediği görülüyor. Araştırmacılar ilginç bir noktaya da değiniyor: yeni ortaokul programının bilişsel profili, 2018 ortaokul programından çok 2018 ilkokul programına yakın duruyor.

İntegral kararı ve "Değişimin Matematiği"

Şimdi en çok konuşulan konu.

Lise programında integral konusuna yer verilmedi. Bunun yerine limit ve türev kavramları daha kapsamlı biçimde ele alındı ve 12. sınıfta Değişimin Matematiği teması altında toplandı.

MEB'in gerekçesi program metninde açıkça belirtiliyor: integral, mevcut haliyle büyük ölçüde işlem odaklı kalmış, "bir hesaplama aracından öteye geçmeyen" bir kavram haline gelmişti; anlamlı bir öğrenme gerçekleşmiyor ve kavram diğer ortaöğretim derslerinde de pek kullanılmıyordu. Ardışık revizyonlarla zaten daralmış olan integralin yeri, yeni programda tümüyle limit ve türeve bırakıldı.

Türev tarafında ise içerik genişledi. Önceki programlarda bulunmayan birkaç kavram eklendi:

Limit, türevin temelini oluşturmasının yanı sıra bir fonksiyonun belirli bir nokta civarındaki ya da sonsuzdaki davranışını inceleme aracı olarak da ele alındı. Türevle ilgili yorum ve çıkarımlara ise problem çözme odaklı bir yaklaşımla yer verildi.

Konu yerleşimindeki diğer değişiklikler

Değişiklik yalnızca integralle sınırlı değil. Dört lise yılı boyunca konular hem sadeleştirildi hem de yeniden konumlandırıldı:

Programı inceleyen öğretmenlerin ortak kanısı, matematiğin bu reformdan diğer derslere kıyasla en köklü biçimde etkilenen ders olduğu yönünde.

Sahadan ilk izlenimler

Programı uygulayan öğretmenlerin değerlendirmeleri — bir reformun en dürüst sinyali — karışık.

Olumlu bulunan yönler, tam da programın hedefleriyle örtüşüyor: öğrenci merkezli olması, problem çözme vurgusu, teknoloji desteği, sadeleşme, gerçek yaşamla ilişki, oyun temelli öğrenme ve farklı öğrenme stillerine açıklık. Birçok öğretmen, ders kitaplarına yerleştirilen zengin etkinliklerden memnun.

Eleştiriler de bir o kadar somut: konu sıralaması, bazı konuların yüzeysel işlenmesi, programın yeterince pilot uygulamadan geçirilmeden hayata geçirilmesi. Özellikle ilginç bir bulgu, 5. sınıf geometri temasında ortaya çıkıyor: program pergel, cetvel, açıölçer kullanımı gibi becerilerin etrafında kurgulandığında, öğretmenler bu becerilerin öğrenciler tarafından ne düzeyde kazanıldığını ölçmekte zorlanıyor — sürekli ölçme-değerlendirme modeline henüz alışma sürecindeler.

Dürüst bir değerlendirme

Maarif Modeli matematik programı, özünde tanıdık ve savunulabilir bir reform türü: daha az konu, aktarılabilir beceriler etrafında düzenlenmiş; muhakeme, temsil, veri ve teknolojiye açık vurgu yapan bir yapı. 229'dan 111'e inen kazanım sayısı ve %35'lik sadeleştirme gerçek; arkasındaki "kapsam yerine derinlik" felsefesi de uluslararası matematik eğitiminde ana akım bir yaklaşım. Beş alan becerisini adlandırıp on iki sınıf boyunca işlemek, programın en güçlü ve en kalıcı fikri.

İntegral kararı kendi içinde tutarlı: kötü öğretilen bir integral yerine değişimin matematiğini — limit ve türevi — iyi öğretmeyi tercih eden bir bakış. Öte yandan öğretmenlerin tekrarlanan eleştirileri — sıralama, pilot eksikliği, ölçmesi zor beceriler, yüzeysel işlenen konular — yukarıdan aşağıya tasarlanan reformların bilinen kırılma noktaları.

Asıl sınav integral değildi. Asıl soru şu: Bir müfredat daha hafif hale getirilirken boşaltılmadan kurtarılabilir mi — yani konu çıkarmak vaat edilen daha derin öğrenmeyi mi getirir, yoksa yalnızca daha az öğrenmeyi mi? Bu sorunun cevabı program metninde değil, sınıf sınıf, sınıfların içinde ortaya çıkacak.

Kaynak notu: Bu yazıdaki veriler MEB'in Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli program duyuruları ve resmi portalı; DergiPark üzerinden yayımlanan karşılaştırmalı ve taksonomik analizler ile öğretmen görüşlerine ilişkin saha çalışmalarına dayanmaktadır. Sayısal veriler (229→111 kazanım, %35 sadeleştirme, beş alan becerisi ve kalkülüs değişiklikleri) bu kaynaklardan derlenmiştir. Bazı konu yerleşimleri 2024 taslak metnine dayandığından, onaylanan programın güncel sürümünde küçük farklılıklar bulunabilir.